Uçakta Alanımı İşgal Eden Adam Tuvalete Gidince Bir Karar Verdim


Fakat mesele orada bitmedi.

Adam ceketini yeniden iki koltuğun arasına sıkıştırmaya çalıştı. Cam kenarındaki yolcu ceketi nazikçe kaldırıp sahibine uzattı.

“Bu sizin sanırım.”

“Orada duruyordu!”

“Şimdi kendi tarafınızda durabilir.”

Adam ceketi çekip aldı. Ardından öne eğilerek bana seslendi:

“Beni küçük düşürmek için mi yaptın bunu?”

Bu soru karşısında düşündüm. Gerçekten onu utandırmak için mi yer değiştirmiştim? Hayır. Ben yalnızca huzur istiyordum. Ama karşısındaki insanın da kendisi kadar yer kaplaması, ona hakaret gibi geliyordu.

“Ben sizinle uğraşmak istemiyorum,” dedim. “Sadece yolculuğumu rahat geçirmek istiyorum.”

“Şikâyet edeceğim seni!”

Tam o sırada kabin görevlisi yanımıza geldi. Adı yakasındaki kartta Başak yazıyordu.

“Bir sorun mu var?” diye sordu.

Adam hemen doğruldu.

“Var! Bu kadın kafasına göre yer değiştirip beni rahatsız ediyor.”

Başak önce bana, sonra cam kenarındaki yolcuya baktı.

“Yer değişikliğini benim onayımla yaptılar, beyefendi.”

Adamın sesi yükseldi.

“Öyleyse siz de suçlusunuz!”

Başak sakinliğini korudu.

“Lütfen sesinizi alçaltın. Diğer yolcuları rahatsız ediyorsunuz.”

Adam elindeki plastik kahve bardağını sertçe kol dayanağına bıraktı. Bardak devrildi; kalan kahve kendi pantolonuna ve ayakkabısına döküldü.

Bir an herkes dondu. Adam ayağa fırlamaya çalışırken emniyet kemerine takıldı.

“Gördünüz mü? İşte bunlar yüzünden!” diye bağırdı.

“Bardağı siz devirdiniz,” dedi cam kenarındaki yolcu.

Adam bu kez elini bana doğru uzattı.

“Sen karışmasaydın bunların hiçbiri olmayacaktı!”

İşte o an kalbim hızlandı. Yüzündeki öfke, rahmetli eşimin ölümünden sonra tek başıma karşılaştığım bütün zor anları hatırlattı. Yine de gözlerimi kaçırmadım.

Başak aramıza geçti.

“Beyefendi, yerinize oturun. Bu davranışınız kayda geçirilecek.”

Adam öfkeyle gülümsedi.

“Benim kim olduğumu biliyor musunuz?”

Başak cevap vermeden önce kısa bir sessizlik oldu.

“Şu anda bildiğim tek şey, uçuş güvenliğini ve yolcu huzurunu sağlamakla görevli olduğum.”

Arka sıralardan biri alkışlayınca Başak elini kaldırıp herkesten sakin olmasını istedi. Ardından adamın üzerine temiz peçeteler bıraktı ve kabin amirini çağırdı.

Gelen amir önce bizi ayrı ayrı dinledi. Ben sabah uçağa binerken başlayanları birer birer anlattım. Dizini koltuğuma uzatmasını, masamı açmama izin vermemesini, defalarca rica etmeme rağmen alay etmesini...

“Niye daha önce haber vermediniz?” diye sordu amir.

Bu sorunun cevabı boğazımda düğümlendi.

“Çünkü kimseye zahmet vermek istemedim,” dedim. “Biraz dayanırsam bitecek sandım.”

Cam kenarındaki yolcu söze girdi.

“Hanımefendinin söylediklerinin hepsini duydum. Defalarca kibarca uyardı. Adam dinlemedi.”
Reklamlar