Babam Beni Dilenci Sandığı Adamla Evlendirdi



Zehra dizlerinin üzerine çöktü. Yıllardır hatırlamaya çalıştığı ses karşısındaydı.



“Babanın sana neler söyleyebileceğini bilmiyorum,” diye sürüyordu kayıt. “Ama sakın onun sözlerine inanma. Sen kimsenin cezası, utancı ya da yükü değilsin.”



Kayıt burada bitmedi.



“Babanla aramızdaki anlaşmazlık büyüyor. Ailemden kalan zeytinlikleri ve dükkânları senin adına güvenceye aldım. Belgeleri avukatım Nihat Bey saklıyor. Bir gün hakkını aramak istersen onunla konuş.”Müzik Dinle



Cihaz sustuğunda Zehra ağlıyordu. Ancak bu kez gözyaşları yalnızca acıdan değildi. Annesi onu unutulmaya terk etmemişti.


“Babam neden bunlardan hiç söz etmedi?”



“Çünkü o malları yıllardır kendi malı gibi kullanıyor. Belgelerin bazılarını da sahte imzalarla devretmeye çalışmış.”



Zehra, kapının bulunduğu yöne döndü.“O zaman gidip hakkımı isteyeceğim.”



“Yanında olurum,” dedi Tufan.“Yanımda olabilirsin. Ama konuşacak kişi ben olacağım.”

İki gün sonra ilçedeki avukatlık bürosuna gittiler. Nihat Bey yaşlı bir adamdı. Zehra adını söyleyince sandalyesinden kalktı.



“Annenize çok benziyorsunuz,” dedi, sonra duraksadı. “Bağışlayın. Onun gibi kararlı konuşuyorsunuz demek istedim.”



Avukat, annesinin vasiyetini ve tapu kayıtlarını dikkatle açıkladı. Zehra'nın payına düşen mülkler hâlâ hukuken korunabilirdi, ancak babasının yıllar içinde yaptığı işlemlerin mahkemede incelenmesi gerekiyordu.

“Peki neden beni aramadınız?” diye sordu Zehra.

Reklamlar