60 yaşındayım. Bir gün doktora gittiğimde karnımda bir gariplik vardı. Test yapıldı… İki çizgi çıktı. Şaşkınlıktan gözlerime inanamadım. O bir dizlerim titredi, hayalimi tutamadım. “Bu nasıl mümkün olabilir?” dedim. Ama kayıtlı bir ses, “Belki de bu bir mucize” diyordu.
Doktorun dudaklarından çıkan cümleyi kaybetmede önce yanlış anladığımı sandım.
— Hanımefendi, burada bir bebek yok.
Sanki hastanenin bütün sesleri bir anda kesildi. Elimi karnımdan çekemedim.
— Ne demek yok? Dokuz bölgesi nasıl büyüdü? Testçi, kontrolcü…
Doktor derin bir nefes aldı.
— Testin olumlu çıkmış olabilir. Karınız da gerçekten büyümüş. Fakat görüntülerde rahimde bulunan bir bebek görünmüyor. Önce detaylı ultrason ve diğer tetkiklerin yapılması gerekiyor.
Dünyam yıkılmıştı. Aylar boyunca konuştum, ninniler söylemiştim bebeğimiz yok muydunuz?
Beni hemen başka bir şey aldılar. Eşimin kapının önünde ilerliyor. Yüzümü koşarak bana doğru koştu.
— Ne oldu?
Cevap veremedim. Sadece başlığını salladım.
Saatler süren incelemelerden sonra doktorlar nihayet yanıma geldi. Bu kez odadaki herkes çok daha sakindi.
— Sonuçları inceledik, dedi genç doktor. Karnınızdaki oluşum bir tümör değil. Ancak rahminizin dışında, karının kırılmasında çok nadir bir üreme söz konusu.
Nefesimi tuttum.DEVAMI DİĞER SAYFADA